|
Kırım Türkleri Dernekleri milli derneklerdendir. Hangi ilde, hangi ilçede kurulmuşsa orada valilik, kaymakamlık veya belediye makamları bu kuruluşlara sahip çıkmalıdır.
Ben zaman zaman belediye başkanımıza (Ahmet Aygün) yalnız veya heyet olarak gidiyor, bu milli derneklere sahip çıkmalarını teklif ediyorum. Aldığım cevap “Tekirdağ’ da bunca dernek var, hangisine birisine sahip çıkalım” oluyor. İşte bu yaklaşım, bu mantık bana şunu gösteriyor: “ Başkan ve bu tür başkanlar bu konularda zayıf hatta çok zayıf.”
Bazı dernekler diğer derneklerden biri değildir. Milli derneklerin hatırı sayılır bir ayrıcalığı var ki bu onun özel konumundan kaynaklanır. Kırım Tatar Derneklerinin faaliyet ve etki alanı kendi yerel hudutlarıyla sınırlı olduğunu düşünmek yanlıştır. Derneğimizi, doğrudan KIRIM’ la, doğrudan kültür unsurlarıyla, milli ya da beynelmilel derneklerle temasları olan kuruluşlardan saymak gerekiyor.
Tekirdağ belediye başkanlığı bu sene bir firmayla anlaşarak Ramazan çadırında yöresel “Sıra geceleri” düzenledi. Anadolu’ dan gelip Tekirdağ’ a yerleşmiş yurttaşlarımızın oluşturduğu dernekler bu gecelere katkı verdiler. Kırım Derneği olarak biz de o programlarda yer aldık.
Oraya düşünüldüğümüz için belediye başkanını tebrik ettim, teşvik edici olmak niyetiyle yerel basında övücü yazılar da yazdım. Fakat eksiklerimizi, yardıma muhtaç olduğumuzu da belirttim. Çünkü programı yüklenen firmanın elinde KIRIM’ la alakalı hiçbir şey yoktu. Ne müzik, ne folklor, ne sanatçı… Ama diğer dernekler kendi yöresinin sanatçılarını getirmişlerdi. İmkânları da vardı. Aynı şeyi bizim yapabilmemiz için KIRIM’ dan ekip getirmemiz gerekirdi ki bu en az 6 bin dolarlık bir maliyet demektir. Derneğimizin öyle bir gücü olmadığından, yüklenici firmanın da yerel sanatçılardan bir hazırlığı bulunmadığı için bizim gecemizde gerekli mesajları veremedik. Eğer tekrar böyle bir olayla karşı karşıya kalırsam şimdiden ifade edeyim öyle bir programa katiyen dâhil olmayacağım.
KIRIM tipi derneklerin varlığı Tekirdağ için kültürel zenginliktir. Biz bunu burada kurduk ve 8 senedir de kimseye muhtaç olmadan yaşatıyoruz. Bu özverimizin karşılığı sahipsizlik değildir. Bizi diğer derneklerden biri gören hangi makamın sahibi olursa olsun milli şuurdan, milli mefkûreden uzakta duran kişidir, derim. “Mahrumdur” demiyorum, bilerek, önemsemeden, kasten uzakta duran kişidir, diyorum.
Tekirdağ halkı derneklerimizi takdir eden bir halktır. Onlara Türkiye’ nin başka ilinde olmayan iki kültürel etkinlik kazandırdık. Biri Hayrabolu/Emiryakup Köyünde 16 senedir devam eden, diğeri Saray/ B. Yoncalı Beldesinde 2008’ de başlayan TEPREŞ’ lerdir. Binlerce Tekirdağlı Haziran ayı içerisinde bu etkinliklere iştirak etmekte, Türk kültürünün yeni bölümlerini tanıma fırsatını yakalamaktadır. Emiryakup Köyü Derneği imkânsızlıklar sebebiyle KIRIM müziklerini, oyunlarını gösteremiyor. B. Yoncalı TEPREŞ’ ini de İstanbul Teşkilatımız finanse etmeye gayret gösteriyor.
Sayın Aygün defalarca derneğimize sahip çıkma yaklaşımını gösterdi. Arkası ise bir türlü gelmedi. Sağ olsun kendisini sevdiğimi bilir. Gittiğin zaman, konuştuğunda ilgisini esirgemiyor ama bizim bu aşamadaki ihtiyaçlarımızın kuru ilgiden öte anlamları var.
Ne olursa olsun yerel makamlar milli derneklere özel yaklaşım göstermelidirler, diyorum.
|