|
ULUSÇULUK VE IRKÇILIK Çarşamba, 07 Temmuz 2010 Yıl 1944, 12 Kasım günü, ulusal ayaklanma ve kanlı savaş hesabına Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde Şarki Türkistan... Devamını oku...
|
ÖZGÜR KARAHAN tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 08 Ekim 2010 08:41 |
|

Geçtiğimiz hafta 25 Eylül Cumartesiyi Pazara bağlayan gece ızdırap dolu bir Tarihin Arka Odası programı vardı. Murat Bardakçı yönetiminde, Türk televizyon tarihinin canlı yayında uyuyan ilk programcısı Pelin Batu, Viyana takıntılı Erhan Afyoncu hazretleri ve "Tatarlar" konusunda "Türkiye'nin tek uzmanı" olarak tanıtılan Prof. Dr. Yücel Öztürk Haber Türk kanalında arz-ı endam eylediler. Uzun programın konusu Tatarlar, Kırım Tatarları ve Kazaklar (Kozaklar) idi. Türk Kazaklar ile Slav Kozaklar aşure şeklinde sunulduktan sonra laf lafı açtı Kırım Tatarları ve Osmanlı ilişkilerinden bahsedildi. Programa uzman olarak katılan Yücel Öztürk'ü zaten pek konuşturmadılar. İzleyenler bu laf salatasından ne anladı bilmiyorum. Kırım Hanlığı'nın kuruluşu 13. yüzyıla kadar gitti. "Kırım Tatarlarının Altınordu yıkılınca İdil-Ural Bölgesinden Kırım'a geldiği"ni öğrendik. "Nogayların Kırım Tatarlarından farklı olduğu" vurgulandı. Daha neler neler... Yücel Bey ısrarla "bu konuyu gerçek uzmanı Hakan Kırımlı'dan okuduğum kadarıyla nakledeyim" derken, Bardakçı ısrarla "Türkiye'de konu hakkında tek kitap yazan uzman Yücel Bey" şeklinde takdimde bulunuyordu. Kırım ve Tatarlar ile ilgili eser veren onlarca "uzman" ise gece gece kapı dışarı edilmiş oluyordu. Ve elbette konu Kırım olunca Viyana'dan geçmemek olmazdı. Erhan Afyoncu -artık nasıl bir kişisel acısı varsa- Viyana ve Şahin Giray hakkındaki hissiyatından uzun uzadıya bahsederek "Kırım Tatarlarının iki çürük elması vardır" şeklinde veciz bir yumurtlamada da bulundu. Kırım Hanlarından "bunlar" şeklinde bahseden Afyoncu seviyeyi iyice aşağılara çekti. "Arapların ihaneti-Tatarların ihaneti" şeklinde anlamsız bir polemik içinde konu dağıldı gitti. Arada bir Seydosman/Sitosman dinletisi oldu. Herhalde programdaki tek hoş zaman dilimi bu idi. Ne Kırım tarihi, ne Hanlık, ne Kırım Cumhuriyeti, ne Gaspıralı, ne Çelebi Cihan, ne Mutafa Aga, ne sürgün , ne Vatan'a dönüş ... Hiçbiri yoktu programda. Bardakçı seyirciyi yine azarladı. "Boşboğaz"* Afyoncu yine içindekini kustu. Batu -konu ile her ne alâkası varsa- Fransız Bourbone ve Orléans hanedanlarından bahsedildiği kısım hariç pek ağzını açmadı. Bence isabet de oldu. İzlemeyenler hiç bir şey kaçırmadılar. İzleyenler ise nafile uykusuz kaldılar. Kendi kendilerine "geyik muhabbeti" yapsalar iyiydi. Onca insan Kırım Tatarları hakkında program yapılıyor diye ekran başına geçti. Artık kim ne kadar faydalanmış olabilir varın siz anlayın. Sağlıcakla Kalın Özgür Karahan İstanbul
|
Yorum ekle
|
|