|
ULUSÇULUK VE IRKÇILIK Çarşamba, 07 Temmuz 2010 Yıl 1944, 12 Kasım günü, ulusal ayaklanma ve kanlı savaş hesabına Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde Şarki Türkistan... Devamını oku...
|
REŞİDE HACIÖMEROVA tarafından yazıldı.
|
|
Cumartesi, 15 Kasım 2008 12:03 |
|
KIRIMDA CIYIN ADETİ
KIRIMDA CIYIN ADETİ
Cıyın (toplantı) Kırım Tatar halkının adetlerinden biridir. Cıyınlar kış vakti köylerde, bahçelerde ve çayırlarda, köy tarım çalışmaları bittikten sonra düzenleniyordu. Gençler ve kızlar konuşmak ve eğlenmek için arkadaşlarından birinin evinde sırayla toplanıyorlardı.
Milli tarzda donatılan odayı hayal ediniz. Geniş ve aydın bir oda. Karşı duvar boyunca bir köşeden ötekisine kadar set (sedir) kurulmuş. Onun üzerinde sırayla güzel örnekli yastıklar dizilmiş ve onları tabi ki beyaz danteller süslüyor. Köşede rengarenk iplerle nakışlanmış yüzbez (havlu) duruyor. Camı bürmeli perde örtüyor. Sıcak soba yanında ise minder döşelmiş. Böyle bir odada cıyın geçiyor…
Cıyına gelen gençler ve kızlar sedirde yerlerini alıyorlar. Onların arkasında civcivler misali çocuklar diziliyor. Minder üstüne ihtiyarlar oturuyor. Her kes kendi yerine yerleştikten sonra cıyın başlıyordu.
Toplananlar hep beraber halk türkülerini (yırlar) söylüyorlardı. Gençler şakalaşıyor, lâtifeler (fıkralar) anlatıp gülüyorlardı.
Cıyınlarda zevkli oyunlar oynayıp eğlenmek de adet olmuş. Gençlerin sevimli oyunlarından "Yüzük", "Kuşak" oyunları çok şen geçiyordu.
Yetenekli gençler ve kızlar kendileri tarafından uydurulmuş çın ve manileri, şakaları köydeşlerine sunuyorlardı.
Çın ve maniler konu ve münderice bakımından değişik türlerde olup, halkın hayatını etraflıca sararlar. Bu eserlerde halkın iktisadî, içtimaî, siyasî hayatı bediî surette tasvir edilir.
Çın ve manilerde insanların iç dünyaları, sevgileri benzetmeler yapılarak tasvir edilir.
Çın ve manilerin hemen yaratılıveren küçük hacimli türler olması sebebiyle her devrin özelliklerini rahatça aksettirmesi, içtimaî ve siyasî hayatta bu türe çok sık müracaat edilmesine sebep olmuştur.
Çın ve manilerde maksat sadece eğlenmek için değil, halkın fikrinin usta bir şekilde ortaya konmasıdır. Bu konuda halk atalar sözü yaratmıştır.
"Çıñ değeni çiy göndir, qayda olsa keter,
Añlamazğa boş sözdir, añlağanğa ceter".
Çın ve manilerde kolektiftik şarttı. Bu eserler iki veya daha çok insanın iştirakiyle söylenir. Çın ve manileri daima söyleyen meşhur çıncılar vardı.
Çın ve mani söylenirken çınlaşmalar genç kızlar ve delikanlılar arasında yapılırdı. Toplantıda kız ve delikanlılar iki gruba bölünür ve çınlaşmaya başlarlardı. Sırası gelen karşıdaki grubu eleştirerek çın söyler, yalnız bu eleştiriler şaka ile yapılır ve kırıcı konuşmalara sebep olmazdı. Manilerse münderice ve gaye açısından çınlardan farklıydı. Maniler sevgi üzerinedir.
Cıyınlarda Kırım Tatar sözlü edebiyatının en zengin ve kıymetli türü olan çın ve maniler, halk arasında çok geniş bir alana yayılıyordu.
Cıyınlarda bulunmak özellikle çocuklar için çok zevkli ve faydalıydı. Onlar halk kültürünü, folkloru bu şekilde tanıyor ve benimsiyorlardı.
Böylece, kıymetli medeni mirasımız nesilden nesle geçip zenginleşiyordu.
|
Yorum ekle
|
|