|
DERVİZA BAYRAMI
Derviza Bayramı
Derviza, Güz Bayramı veya Bereket Bayramı, Kırım Tatarları’nın 23 Eylül civarı bağbozumu zamanında kutlanan millî bayramıdır. Kırım’da ortaya çıkan bu bayram, diasporadaki Tepreş’ten farklı olarak Kırım’daki tüm halkı toplamayı amaçlayan millî bir bayram halini almıştır.
Derviza kelimesi farsçadır (“der” - “kapı” ve “viza” – “girişe izin”) ve “yeni dünyaya giriyorum” anlamına gelir.
Eskiden Derviza bayramına hazırlıklar özenle yapılırdı: Önce ev ve avlu temizlenir, ekmek, köbete pişirilirdi. Bayram günü süslü elbiseleri giymiş kızlar tarla ve bağ-bahçelere kül serperlerdi. Gençlerse ahırları temizleyip tütsülerdi. Bayram birkaç köy halkının bir araya gelmesiyle hep birlikte kutlanırdı. Olay için genişçe bir alan seçilirdi. Öncelikle dua okunur ve kurban kesilirdi. Küçük kızlar koyun yünlü gocukları giyerek kışın yaklaştığını anımsatırlardı. Kadınlar tepelikten aşağı elek yuvarlatırlardı. Elek kapaklanıp durursa o sene bolluk beklenir, açık durursa bereketsiz yıl beklenir, yan durursa buğdayın boyu uzun olurmuş. Derviza günü eskiden taşları uzağa atma geleneği vardı, bunu yaparken “kara kunler taş kaytkanda kaytıp kelsinler” denirdi. O gün de yayladan çobanlar inerdi, halk onlarla ödeşir ve yeni çobanı seçerdi (eskisi de kalabiliyordu). Bayramdan sonra düğün mevsimi başlardı.
Derviza çerçevesinde milli kuşak güreşi, at yarışı (at çapısı), salıncak, şarkılar (yırlar), oyunlar, çeşitli kitlevi eğlenceler, yarışmalar, ödüllendirmeler, yiyecek-içecek, maniler (çınlar) söylemek, ağır hava ve kaytarma oynamak gibi etkinlikler yapılırdı. Bayram birlik ve beraberliği sembolize eden horan oyunuyla son bulurdu.
Günümüzde Derviza kuşak güreşinin yanısıra konserler, tiyatro gösterileri, şiir dinletileri, resim ve el sanatları sergileri, Kırım Tatar yemekleri ikramı ile zenginleştirilerek bir festival şeklini almıştır.
|