|
ULUSÇULUK VE IRKÇILIK Çarşamba, 07 Temmuz 2010 Yıl 1944, 12 Kasım günü, ulusal ayaklanma ve kanlı savaş hesabına Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde Şarki Türkistan... Devamını oku...
|
REŞİDE HACIÖMEROVA tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 01 Mart 2009 14:24 |
|
Kırım yarımadasının doğası ve coğrafyanın karmaşıklığı (dağlık, dağ yanı, çöl, deniz kıyısı), sosyal ve ekonomik şartlar hem de Kırım Tatar halkının bileşik etnik oluşumu maddi kültürümüzün tüm alanlarını ve özellikle ev kültürümüzü çok etkilemiştir.
Çağdaş araştırmacıların fikrince Kırım Tatar halkı türk olmayan kavimler ( tavr, iskit, eski yunanlar, sarmat, alan, bizans ve gotlar) ve türk kavimlerinden (hun, bulgar, hazar, peçenek (IV-IXyy.), kıpçak ve Altın Ordulular (XI-XVIyy.)) oluşmuştur.
Ortaçağ Kırım’ın dağ ve dağ yanı bölgelerinde yaşayan yerleşik halkın evleri tavr, iskit ve eski yunan kentlerinin temelleri üzerinde kurulmuştur.
Ev kültürümüzü etkileyen faktörlerden biri de XVIII yüzyılda Kırım’da İslam dininin yayılmasıdır. Bundan böyle her bir köyü kiramit damlı cami süslüyordu. Büyük köylerin her bir mahallesinde cami vardı. Her bir kent ve kasabada kahvehane ve hamamlar bulunurdu. Kırım konutlarının ünlü araştırmacısı Kuftin Kırım Tatar evlerinin esas dört bölgesel türünü tespit etmiştir:
1-Bahçesaray kent evleri. Evlerin yerleşimi az çok tekdüzenlidir. Evleri içeriden biri birine küçük kapılar bağlardı. Avlu (azbar) eve cepheden bağlıdır ve ikiye bölünmüştü (üst ve alt). Üst-azbar esasında meyve veya üzüm bahçesi idi. Evler tek katlı ve dikdörtgen şeklindedir. Onlar doğal taş ve balçıktan inşa edilirdi. İki katlı evlerse eski bizans evlerine benzerdi.
2-Bahçesaray köy evleri. Kaça ve Belbek çaylarının su bölümü çizgisinde eski ahşap evler vardı (çatma ev). Tomruk baltalaması olan bu tür evler yer üzerinde veya alçak taş temel üzerinde yerleştirilirdi. En fakir evlerde bile çatı düz olmazdı. Dağlık bölgelerindeki (Ozenbaş ve Stilya) köy evleri ahşap olmalarına rağmen iki katlı olurlardı.
3-Karasubazar bölgesi ve Akmescit evleri. Bu bölge köylerindeki evlerin yerleşimi dağınıktı ve avluları boştu. Evler alçak çitle kuşatılmıştı, sokaklar düzensiz ama bayağı genişti. Tek katlı ve kiremit çatılı evler kille sıvanmış örden veya kerpiçten inşa edilmişti ve genelde 2-3 odadan oluşurdu. Bahçesaray evlerinden fark eden unsur, evin devamında ve aynı çatı altında kurulan ahırdı.
4-Yalı boyu evleri. Kuftin’e göre bu tür evler Orta Asya ve Kafkas çizgilerini taşıyordu. Çatı Kırım’ın çöl evlerinden farklı olarak düzdü ve odalar bir yönde değil de karışık yerleştirilmişti. Evler adeta biri diğeri üzerine yığılmış gibidir. Bu köylerde sokak yok denecek kadardı. Onun yerine iki katlı evlerin dar aralığında eğri taş merdivenler bulunurdu. Bir aşağıdaki evin çatısı aynı zamanda avlu olarak kullanılırdı. Evin ön duvarı balçıkla sıvanmış çit idi.
XVI-XX yüzyılda Kırımı gezen seyyahlar Tatar evleri ve avlularının ayrıca çok temiz olduğunu tespit ediyorlardı.
Eskiden Kırım Tatar evinde bacalı ocak, ona zincirle asılmış kazan, çeşitli renkli kilim (makat) ve halılar, keçeler, geniş ve alçak sedirler (setler) mutlaka olmazsa olmazlardandı. Yorgan ve yastıklar sandık üzerinde destelenirdi. Açık raflarda yerleştirilen bakır kap ve çömleklere büyük önem verilirdi. Odalar havlularla süslenirdi. Evde ayrıca alçak ahşap masalar (kona), iskemle, ayna, lamba, sofra örtüleri, perde gibi eşyalar bulunurdu. Yatak odasının yan tarafında yıkanma odası (“su dolabı”) bulunurdu. Yatak odasında çocuk beşiği olurdu. Evin en güzel kilim ve eşyaları misafir odasında bulunurdu. Bu incelik kültürümüzde misafirlere verilen değeri gösterir. Ve tabii ki de bir eve girildiği zaman ayakkabılar dışarıda çıkarılırdı. Bu da temizlik ve düzenin göstergesidir.
|
Yorum ekle
|
|